İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Son dakika … Bakan Soylu: Lafları esnetmeye gerek yok .. Aksi takdirde felaket olur.

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul AFAD İl Müdürlüğü Afet Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısında konuştu.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Çalışma Grupları Toplantısı İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde gerçekleştirildi.

Toplantıya Bakan Soylu’nun yanı sıra İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nuh Köroğlu, AFAD İl Müdürü Gökhan Yılmaz ve diğer yetkililer katıldı.

Bakan Soylu, açılış toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 1999 Marmara Depremi sonrası mücadelesinin aralıksız devam ettiğini anlatarak, İzmir Depremi’nin yapılarının analiz edildiğini bildirdi.

Soylu’nun açıklamaları şöyle:

“DİĞER FELAKETTİR”

“Bugün iki önemli sunumumuz var. Bunlardan biri emniyet ve trafik çalışmamız. Bunu sürekli açıklıyoruz, depremin ilk 6 saati bizim için önemli. Çünkü bu ilk 6 saatte yapacağımız eylem ve hazırlıklar Deprem ve afetler sahaya, en önemlisi de vatandaşlarımızın bilincine yansımaktadır Doğalgaz gibi elektrik anahtarları gibi hem yangına hem de zehirlenmeye neden olabilecek süreçlerle vatandaşlarımızın depremden hemen sonra önlem alabilmelerini sağlamak

O zaman arabaların yola çıkmamasını ancak yolların açık olmasını sağlayabilmek için. İtfaiye, ambulans, arama kurtarma ekiplerinin araçlarının boş kalmasını umduğumuz yollarda ilgili yerlere ve enkaz alanlarına ulaşmasını sağlamak. Karşısında? Aksi takdirde felaket olur. Bunu açıkça söyleyeyim, hiçbir kelimeyi esnetmeye gerek yok.

Bir afet bölgesindeyiz, her türlü afetle karşı karşıyayız. Coğrafyamız böyle bir coğrafya. Değerli olmasına rağmen dünyanın gözünde ne kadar olduğu ve bir miktar kıskançlığın yaratıldığı yerde afet coğrafyası olan bir başka özellik daha var.

“YAPMANIZ GEREKEN ŞEY MÜMKÜN OLDUĞU GİBİ HATIRLAMAK”

Bir örnek vereyim, İzmir’de anlattım. Bugün 112 yerel valimiz iki haftalığına geldi ve bu üç günün tamamını tatbik edip gözden geçirebildik.

Birincisi, böyle bir depremde İstanbul nereden kapanacak? Yollar hangi ölçekte kapanacak? Hangi hastane rotaları, hangi arama kurtarma, nereye ve nasıl ulaşacağımız, tüm bunlara yönelik adımlar şimdi yapılacak. Ardından montaj alanları, tahliye gibi değerlendirmeler Kağıthane üzerinden yapılacak.

Bazen bazı karışıklıklar vardır. Bunu doğal olarak düşünüyorum. Bir örnek yanlış anlaşılmasın ama cenaze ve bayram namazı hocalarımız tarafından anlatılıyor. Açıklamasının nedeni de açıktır. Tariflerinin temel amaçlarından biri, namazın toplu bir şekilde uyumlu bir şekilde kılınmasını hatırlatmak ve sağlamaktır. Herhangi bir kafa karışıklığına neden olmaz. Sosyal olaylarda da durum böyledir. Depremler her gün karşılaştığımız bir sorun değil, ancak karşılaşabileceğimiz sorunlardır. Yapmamız gereken, mümkün olduğunca hatırlatmak.

İzmir’deki depremde gördük. Burada Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan eğitimlerin ne kadar başarılı olduğu ortadadır. Çocuklarımızın tuzağa düşme eğitimini nasıl aldıklarına ve nasıl sürdürdüklerine dair örneklerle müdahale ettik.

Ancak yaş aralığı bizim gibi olan vatandaşlarımız maalesef şu şekilde masanın üzerinde dururken, deprem meydana geldiğinde kapatılıp tutulmalıdır. Bunun düzinelerce örneğini gördük.

“HER BİNADA TOPLANTI ALANLARI AFİŞİNİ ASACAĞIZ”

Toplantı alanı ayrı, konaklama alanı ayrı. Toplanma alanı, depremin ilk anından sonra tahliye olacağımız mahallemize en yakın alan olup mahallemizde yer almaktadır. Bunlar belediye tarafından belirlenir ve daha sonra AFAD’a bildirilir. AFAD daha sonra bunları açıklıyor. Depremin ne zaman Tanrı’nın korunması olacağını kim bilmez? Onları tek tek tespit etmeye çalışıyoruz. 26 çalışma grubumuz içinde yer alan Toplanma Alanımız ve Tahliye ve Yerleştirme Grubumuz belirlemektedir. Bu grubun yöneticisi Jandarma Komutanlığıdır.

Lütfen siyasi tartışmalara girmeyin. Belediye tarafından sağlanan boş alan bir toplantı alanı olabilir. O zaman bu alanı değiştirebiliriz. Bazen bize getirilen çalışmalarda eksiklikler olabilir. Kötü niyet olarak görülmemelidir. Bunun için düzeltmeler yapılabilir.

İstanbul toplantı alanlarında 1.29 metrekare oldu. Son çalışmamızla bunu 2 metrekarenin üzerine çıkardık. Ancak örneğin bazı mahallelerde hiç yoktu. Bunu ortadan kaldırdık. Bazı mahallelerde 0.60 – 0.80 metrekare idi.

Şimdi, hiçbir şey yapmayan, masalarından şeker üretmeye çalışan, sadece eleştiren insanları biraz şefkatle davet ediyorum. Biraz merhamet. Bak, burada çok fazla insan var. 493 toplantı yapıldı, hepimizin başka halkla ilişkileri var

 Ama buradayız. Özellikle onun için burada

Her binaya toplanma alanları pankartını asacağız. Mantığımız dönüşüm Tamamen tamamlanmasından sonra bile Türkiye felaketi. Tüm önlemleri almalıyız. Bunlar hem binalarımızın girişinde hem de İstanbul’da yaşayan tüm vatandaşlarımıza olacak; Üç afet buluşma alanı olduğunu belirteceğiz. Bunlarla ilgili tahliye planı tatbikatımızı da yapacağız. Muhtarlarımız, kaymakamlarımız ve belediye başkanlarımız görevde olacak. 2021’i eğitim yılı olarak ortaya koyacağız. “

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir